Bir kutu yaptık bize..
Saçma sapan bir ayakkabı kutusunu kestik,parçaladık,birleştirdik,boyadık,yapıştırdık
Yepyeni,capcanlı en az bizim kadar nefes alan bir kutu yarattık...
İçine bizi koyduk...
Yazdık çizdik,güldük eğlendik,ağladık hırpalandık:..
Hepsini tuttuk kutuya koyduk...
Seni koyduk,beni koyduk...
Ağızda mentollu bir şeker tadı bırakan mavi ve hayalci düşünselleri koyduk...
ahşaptan bir çiçek almıştık,boyadığımız da onu da ekleyeceğiz kutudakilere...
Rengarek kalemler giderek çoğalırken başucumuzda,gri ve sisli perdeler içindeki dünyada ruhumuzu renklendirmeye çalışıyoruz...
Bir renklendirsek hemen onu da katacağız kutuya...
Bebekleri koyduk...
Dünyanın her yanından türlü türlü gülümseyen bebekleri koyduk , her gün insan olduğumuzu hatırlayalım diye...
Fantastik dünyamızı koyduk...
Kim büyü yapabilir,kim uçabilir,kim kaçabilir farkında olalım istedik...
Kutunun tepesine de bir kurbağa diktik..
Sen prens ben de seni ö

en prenses olabileyim diye...
Daha neler neler koyacağız kutuya kimbilir...
dalgayı,nefesi,incecik ala bir yemeniyi,kaderimizi,kadersizliğimizi..
Belki de sizi,hepinizi...
Daha neler neler ekleyeceğiz...
kızıl düşleri,kırgın gülüşleri,yorgun yürekleri....
Belki de hiçbir şey koymayacağız...
Aslında kutu bile yok...
biz varsaydık oldu ya da "var"sayamadık çünkü saymayı bile bilmiyoruz...
gecenin bu vaktı ben de oturmuş saçma sapan bunları yazıyorum kimbilir...
B.Y
--
[I make this vow that mine eyes desire you above all things]
-Katherine of Aragon-
thanks for all the fav again
--
[I make this vow that mine eyes desire you above all things]
-Katherine of Aragon-
--
I'm visible and yet unseen."
F o u n d e r and A d m i n on
=AnalogShots
Previous Page12345...Next Page